Uye girisi

Kullanici
Sifre
Hatirla

Kategoriler

Son Yazilar

Son Yorumlar

Catherine yıllar süren evliliği boyunca aldatıldığından hiç şüphe etmemiştir. Ama olmuştur işte. Aldatılmıştır. O kocasına süpriz doğumgünü hazırlamış, herkesi davet etmiş ama kocaso başka kollarda mutluluğa uzanmıştır. Catherine öc almak için midir, tamamen geri almak için mi bilinmez, bunu büyük bir olgunlukla karşılar. Kendisine Nathalie adında bir fahişe bulur, kocasını baştan çıkarmasını ister. Catherine 'in tehlikeli planı; Nathalie 'nin getireceği detaylı bilgilerle, yıllardır tanıyamadığı kocasını tanımak ve edindiği her bilgiyi ustaca kullanarak kocasını yeniden baştan çıkarmak-kendisine aşık etmektir. Tehlikeli plan, birbirinden çok farklı bu iki kadını da tehlikeli bir biçimde yakınlaştıracaktır...

Emanuelle 'in performansı gerçekten çok iyiydi. Les Egares 'le karşılaştırdığımızda hiç kuşkusuz bu filmde kendini aşmış diyebiliriz. Yapıma İspanyollar 'ın ortak edilmesi çok iy...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 4 Ekim 2006
Zengin dinazor avcısı olan genç ve güzel Irene, son avı Jacques ile birlikte lüks bir otelde konaklamaktadır. Irene, gece dışarı çıkmak için hazırlanmaya başlar. Jacques ise Irene 'in hazırlanmasını beklerken mini bardan yardım alarak itinayla sızar...
Irene, Jacques sızmış olsa da gece dışarı çıkmaya kararlıdır. Hem o kadar hazırlanmıştır hem de güzel kadının doğum günüdür... Jacques 'ı yatağa yatıran Irene, soluğu otelin barında alır fakat barda in cin top oynamakta, adeta bir matem havası esmektedir...
Barda bir adamın olduğunu fark eden Irene 'in, elindeki puro ile birlikte televizyonun karşısındaki kanepede uyuyan bu adamı, Jean 'i uyandırması uzun sürmez. Jean 'ın barda uyuklama sebebi, sabahın köründe müşterilerin köpeklerini gezdirmiş olmasıdır ve asıl işi de barmenliktir.
Ancak Irene kendisini bir müşteri sanıp kur yapmaya başlayınca; Jean 'da durumu hiç bozuntuya vermez ve b...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 1 Nisan 2007
Evli ve bir çocuk babası Graham, geçirdiği talihsiz bir kaza sonucu bilincini yitirir. Uyandığında geçmişi ile ilgili hiçbir şey hatırlamayan Graham 'ın beyni öyle kötü zedelenmiştir ki; zavallı adamın belleği, kazadan sonra da sık sık kendisini temizlemekte, geriye ise hiçbir anı bırakmamaktadır...
Eşini ve çocuğunu hatırlamayan Graham, kazadan sonra ayrı bir eve taşınmış, eşi ve çocuğuna da çaresiz bir şekilde iyileşmesini ümit etmekten başka yapacak birşey kalmamıştır. Durumu bu kadar vahim olmasına rağmen, Graham yine de yeni yaşantısında bir düzen kurmayı başarmıştır.
Özel bir şirkette, basit ofis işlerini yaparak geçimini sağlamaktadır. İş yeri, evi gibi önemli bilgileri; ceketinin kol ucuna bağlı duran defterine yazarak hatırlamakta, iş yerinde verilen görevleriyse; fotokopi odasındaki tahtaya yazarak anımsamaktadır...
Graham 'ın bu durumundan memnun olan ve bundan nemalananla...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 23 Nisan 2007

Kızı Marina ve torunu Ada ile birlikte yaşayan yaşlı Eka 'nın hayatta özlem duyduğu iki şey vardır: Biri Stalin, diğeri ise çalışmak için Fransa 'ya gitmiş oğlu Otar 'dır. Eka 'nın Otar 'a olan sevgisi ve ona duyduğu özlem, diğer her şeyden daha fazladır...
Otar 'ın giderken yanına almadığı eşyalarına gözü gibi bakmakta, Otar 'dan gelen mektupları hasret makamıyla okutmakta, uyku düzenini Otar 'dan gelecek telefonlara göre ayarlamakta ve varsa yoksa Otar 'dan konuşmaktadır. "Hayat" demek, yaşlı Eka için Otar demektir..
Kızı Marina ve torunu Ada, yaşlı Eka 'nın oğluna olan ayrıcalıklı sevgisine alışmışlar ve ağır başlılıkla buna uyum sağlamayı başarmışlardır. Fakat bir gün, Otar 'ın Fransa 'daki iş arkadaşlarından biri olan Niko 'dan gelen bir telefon; her şeyi değiştirir...
Otar, çalıştığı şantiyede geçirdiği kaza sonucu hayatını yitirmiştir. Yaşlı Eka 'nın bu haberi duymayı kaldıra...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 12 Ocak 2008

BOPE 'un alfa takımının lideri olan Yüzbaşı Nascimento 'nun hayatı, son birkaç aydır cehennemden farksızdır. Bu güne kadar severek, büyük bir gururla ve aşkla sürdürdüğü mesleğinden ayrılmak istemektedir. Çünkü eşine, bir bebekleri olduğunda BOPE 'tan ayrılacağına dair söz vermiştir. Fakat BOPE 'tan ayrılabilmesi için; dışarıdan, yerine geçebilecek kadar cesur, dürüst ve zeki birini bulması gerekmektedir. Buysa, gerçekten çok ama çok zor bir şeydir...
Rio De Jenerio 'daki 700 'ü aşkın kenar mahalle, tepeden tırnağa silâhlanmış çetelerin kontrolündedir. Şehirde görev yapan 30.000 kadar polisin bir çoğu ya çetelerle iş birliği içinde ya da onlardan, görevlerini yapamayacak kadar ürkmektedir. BOPE, yani Özel Polis Operasyon Taburu 'da zaten bu yüzden kurulmuştur. Topu topu yüz kişiden oluşan bu elit taburun en sık yapmak zorunda kaldığı iş; pamuk ipliğine bağlı iş ortaklıkları bozulduğu ...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 21 Ocak 2008
Stéphane Miroux 'un ebeveynleri, Stéphane henüz küçük bir çocukken ayrılır. Ayrılıktan sonra Stéphane babası ile kalır ve iki erkek kısa bir süre sonra Meksika 'ya yerleşirler. Aradan yıllar geçer, babasının vefat etmesi üzerine Stéphane 'ın Fransa 'daki annesinin yanına taşınması gündeme gelir...
Annesi daha gelmeden Stéphane 'a iş bile bulmuştur. Latreille isimli bir yayın şirketinde, yaratıcılığını özgürce sergileyebilecektir. Bu iş fırsatı da; bir mucit olma hayalini kuran genç adamı, Fransa 'ya yerleşmesi için ikna etmeye yetecektir...
Stéphane Fransa 'ya gelir, Latreille 'deki işine başlar ve başından aşağıya kaynar sular dökülür. Çünkü pozisyonunun yaratıcılık ile bir alakası olmadığı gibi; yapması gerekenler, ayak işlerinden ibarettir. Üstüne üstlük patronu yeni fikirlere açık olmayan bir bunak, üç iş arkadaşından ikisi ezik, biri de sapıktır...
Yaratıcı iş fırsatı için Fransa...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 18 Nisan 2007
Hiroshima 'ya atılan atom bombasının dünyaya getirilerini ve dünyadan götürülerini konu alan bir filmde oynayan Elle, Japonya 'daki son gününde iyi Fransızca konuşan bir mimar/politikacı olan Lui ile tanışır...
Elle 'in, tanıştığı bu hoş adamla geçirdiği gece, onun Japonya 'daki son iki gecesinden biridir fakat gecesini paylaştığı Lui 'nin, Elle 'in çok kısa bir süre sonra Japonya 'dan ayrılacağından haberi yoktur...
Böyle olmasını Elle istemiştir. Be Lui 'yi odasına almadan önce- ne de birlikte geçirdikleri gece boyunca bu konudan hiç bahsetmemiş, gideceğini hissettirmemeye çalışmıştır...
Ertesi gün, ayrılmadan kısa bir süre önce durumu öğrenen Lui, âdeta beyninden vurulmuşa döner. Elle ile biraz daha vakit geçirebilmenin tüm yollarını arar fakat güzel kadın, artık gideceği bilindiği için uzadıkça daha da acıtacağından; burada bitmesi, tekrarının gelmemesi gerektiğini söylemektedir...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 31 Temmuz 2007
Anna Sorensen isminde Danimarkalı bir kadının sevdiği adama duyduğu özlem, 1914 yılının Noel arifesinde Alman, Fransız ve İskoçlar 'ın birbirlerine yaklaşık yüzer metre mesafeyle mevzilendiği Birinci Dünya Savaşı siperlerini tarihe iz düşürecek bir biçimde karıştıracaktır...
Beş aydır devam eden savaş yüzünden orduya katılan, kendisi gibi ses sanatçısı olan sevgilisi Nikolaus Sprink 'i göremeyen Anna Sorensen, yaklaşan Noel 'i fırsat bilerek üst düzey yetkililerle temas kurar ve Noel arifesinde Karargahta yapılacak bir resital için komutanları ikna etmeyi başarır...
Resital vasıtasıyla bir geceliğine de olsa sevdiği adamı görebilecek olan Anna 'nın planı, karargahtaki resital bittikten sonra Nikolaus 'un: Asıl siperdeki arkadaşlarıma destek ve resital vermeliydim... diye hayıflanması üzerine biraz değişir...
Nikolaus, komutanlardan aldığı özel izinle yanına Anna 'yı da alarak sipere d...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 16 Haziran 2007
Çocukluklarından beri arkadaş olan üç kadının, otuzbeş yaşına geldiğinde hayatın neresinde durduğunu göstererek; hayallerinin ve beklentilerinin yıkılış anını trajikomik bir biçimde izleyiciye yansıtan bir film Tout Pour Plaire.
Film hakkında pek detay yazmak istemiyorum, zira o kadar sığ bir film ki; yazmak, önemli ölçüde filmden çalmak oluyor. Kadınlardan biri doktor, biri reklamcı, biri hukukçu. Sorunları aşkla, eşle, işle...
Kısacası film alıştığımız tarzda bir Fransız çöpü. Şehir hayatı yaşayan orta yaştaki tüm dünya kadınlarının sorunlarını böyle derinlikten uzak bir şekilde, böyle abuk durum esprileriyle ele almanın sinemaya, insanlığa, izleyiciye, yapımcıya, yönetmene katkısı nedir... Açıkçası anlamış değilim.
Ne adam gibi dram var ne adam gibi romantizm var nede komedi. Söyleyecek güzel sözüm yok. Tavsiye etmiyorum...


paveldanton - Film - 0 Yorum - 23 Kasim 2006
Georges Jacques Danton, 14 Temmuz 1789 tarihli Fransız ihtilalinin başarısında büyük bir rol oynamıştır. Devrim mücadelesi kazanıldıktan sonra Danton alır başını ve Paris 'ten gider...
Yarı gönüllü bir sürgündür bu gidiş. Çünkü devrim ile elde edilen gücün, yol arkadaşı ve Halkın Kurtuluşu Komitesi 'nin başı Robespierre 'i yozlaştıracağını bilmektedir Danton..
Ortamın soğumasını bekler sürgünde. Döndüğünde ise Paris hala ılıktır.. Zaferin kazanılmasının ardından birkaç sene geçmiş, bazı taşlar yerine oturmuş fakat birçok sandalye de üç ayaklı kalmıştır. Halkın kafası ise çok karışıktır. Zira içinde bulundukları sürecin ibresi hala değişimi göstermektedir. Fakat Komite 'nin yavaş yavaş despotizmi benimsemesi, aradan geçen yılların halkı refaha götüremeyerek; sürekli bir kaos ortamını baki kılması, halkın ne yönde değişim istediği konusunda kararsızlığa düşmesine sebep olmuştur.
İşte Da...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 8 Ocak 2007
  • Ana Sayfa
  • SineVizyon
  • Haberler
  • Yakında
  • Kritik
  • Videolar
  • Resimler
  • Müzikler
  • arshiv.net © 2006 - 2010