Uye girisi

Kullanici
Sifre
Hatirla

Kategoriler

Son Yazilar

Son Yorumlar

Filmin ana fikri: Az laf, çok iş !!
Senaryosunu, Frank Miller'in yazıp çizdiği aynı isimdeki çizgi romandan alıyor. Çizgi romandaki renklendirme ve senaryo filmdeki ile neredeyse ''tıpkısı'' diyebileceğiniz kadar paralellik gösteriyor ki; bukadar güzel bir çizgi romanı vareden adamın; eserinden ödün verilmeden beyaz perdeye aktarılması gerçekten çok hoş.
Dolu dolu cast kadrosunu gördüğümde baya şaşırmıştım. Filmde neredeyse esas oğlan esas kız yok. Kısa hikayeler ustaca yapılmış bir kurgunun eseri olarak aynı noktada kesişiyor. Ve her kesişme yeni bi görsel şölenin kapılarını açıyor. Film siyah beyaz ancak yer yer bazı obje ve karakterler pastel renklerde karşımıza çıkıyor. Umarım bikaç yıl sonra renkli ham bant görüntüleri nete sızar, onları da görmüş oluruz. Şu aralar part II çekiliyor galiba. İhşallah 10lama yaparlar!


paveldanton - Film - 1 Yorum - 26 Eylül 2006

Dublin'in bir sokağında, gece yarısı, kendinden geçmiş bir vaziyette şarkı söyleyen İrlanda'lı bir adam; şarkısını bitirdiğinde, kendisini sadece bir kişinin dinlediğini fark eder. Dinleyen, bir kadındır. Kadın, çaldığı şarkı karşılığında on sent verir adama. Bu parayı küçümseyen adamsa; kadınla daha fazla muhatap olmak istemez. Fakat kadın, oldukça inatçıdır ve çok geçmeden muhabbet etmeye başlarlar. Muhabbet ilerledikçe, bir şeyin farkına varırlar: İkisinin de hayatının merkezinde müzik vardır...
Adam, sokaklarda gitar çalarak sağlamaktadır. Kadınsa, aynı adam gibi sokaklarda, fakat adamdan farklı olarak; elinde bir gitarla değil, satılık çiçeklerle sokakları arşınlamaktadır...
Yolları müzik ile kesişen kadın ve adam üretmeye başlayacak, tükettikleri aşkları sorgulayacak, tüketecek bir aşk arayacak ve tüm hislerini şarkılara sığdırıp; bir albüm çıkartmaya çalışacaklardır...


Bi...

zamett - Film - 1 Yorum - 30 Aralik 2008

Bizden yaşça büyük akrabalarımıza, tanıdıklarımıza, kısacası bizden bir yada iki kuşak öncesini yaşamış kişilere, geçmişle ilgili bir şeyler sorduğumuzda; "- Ah ah! O günler bir başkaydı. Şimdi her şey değişti. Baksana şunların haline! gibisinden yakınışlar duymaya alışığızdır...
Walt Kowalski 'de sürekli ah ve vah etmekten geri kalmayan, geçmişi yaşamak ve yaşatmak isteyen adamlardan biridir. "Yeni" ile ciddi bir sorunu vardır. Onun, bu dırdırlarından bıkan çocukları, ondan olabildiğince uzağa taşınmışlardır. Fakat bu durum Walt'ın umurunda bile değildir. Onun bu dünyada en çok değer verdiği iki şeyden biri kendi yaşamı, diğeri ise gözü gibi baktığı 1974 model Ford marka Gran Torino'sudur. Bir gün Walt'ı uykusundan, garajından gelen sesler uyandırır. Soluğu garajında alan Walt, yaşadığı mahalleyi uzun süredir işgal altında tutan Çinli Hmong sülalesinden gelen bir çocuğun, Gran...

zamett - Film - 1 Yorum - 2 Subat 2009

Pers Kralı Zerhas, içinde "Ölümsüzler" adı verilen yaratıkların da bulunduğu, çok büyük bir orduya sahiptir. Mistik güçleri de olan Kral Zerhas ‘ın amacı, tüm dünyaya hükmetmektir. Önüne çıkanları bir bir ezen ordusu, artık kazanmaya fazlasıyla alışmıştır. Bir sonraki sefer, Sparta 'yadır...
Sparta Kralı Leonidas ‘ın ise teslim olmaya hiç ama hiç niyeti yoktur. Fakat savaşa girebilmesi için, yüzyıllardır Sparta ‘yı koruduğuna inanılan Tanrılar 'ın iznini alması gerekmektedir. Fakat Kral Leonidas 'ın beklediği izin çıkmaz. Kral Leonidas, olumsuz şartların hiçbirine aldırmaz ve yanına Sparta ‘nın en iyi 300 askerini alarak; savaşmak için Ateş Kuleleri adı verilen mevziye doğru ilerlemeye başlar...

2004 yılında gösterime girdiği zaman Quentin Tarantino tarafından yılın en iyi filmi olarak nitelendirelen “Dawn of The Dead” filminin yönetmeni Zack Synder ‘ın yeni filmi 300.
Yapımcıları...

zamett - Film - 4 Yorum - 20 Mart 2007
Kore polis teşkilatı yabancı bir sunucudan kimliği belirsiz bir e-posta alır. Alınan e-postada çok önemli bir bilgi vardır. Biri Kore 'deki tüm bankaların hesap hareketlerinin ve güvenliğinin denetlendiği merkeze sızmış, sisteme solucanını yerleştirmiş ve yaklaşık 135 milyondan fazla hesabı ufak ufak tırtıklayarak toplamda 600 milyar Won para çekmiştir...
İhbarı değerlendiren emniyet, hırsızlığı kısa sürede doğrular ve iki suç ortağını yakalar. Na Kyung Ho, çalıştığı merkez ofise solucanı bizzat soktuğu için birinci dereceden suçludur. Elli ise tepedeki, herşeyi organize eden ve suç örgütüne liderlik eden adamın, John 'un sevgilisidir.
Fakat suçun başındaki adam olan John ortada yoktur. Zaten, ardında bıraktığı iki kişiyi de; elini kolunu sallayarak gitmek için bırakmıştır. Fakat emniyetin elindeki zanlılar John 'dan o kadar etkilenmişlerdir ki; ihanete uğradıkları halde yine de John '...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 21 Kasim 2006
Hayatları, çocukluklarından itibaren çeşitli zamanlarda kesişmiş beş arkadaş, az sonra birbirine girmek üzeredir.
Bir süre önce içlerinden biri(River) patronları Fei Kardeş 'i kurşunlamış ve izini kaybettirmiştir.
Fakat nedendir bilinmez, karısı ve bir aylık oğlu ile geri döneceği haberi Fei Kardeş 'e ulaşır.
River 'ın geri dönüşü, ekibin bölünmesine sebep olacaktır. Kimileri yediği madiğin hesabını silahla soracakken; kimi de River 'ın arkasında duracaktır....

Hesap River 'ın hesabı gibi gözükse de; bir noktadan sonra mevzu kopup kendi başına yürümeye başlıyor. Film başlarken kucağınıza bırakılan soru işaretleri, film sonunda cevaplanmıyor. Çünkü senaryoda büyük bir kopukluk var. Tahminimce senaristler Kam-Yuen Szeto ve Tin-Shing Yip bu olaydan mesuller. Belki de montajcı kelek yaptı. Bilemiyorum...
Ancak şu haliyle başında çok sağlam bir konusu varmış gibi görünen filmin, asl...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 24 Ocak 2007
Mustafa on kere pişirdi çiğ kaldı, elin Norveçli 'si bir defada yaptı, ağzımızda dağıldı!
Herkes bilir, Mustafa film çektimi içine seks yerleştirir. Ama öyle kötü koyar ki onu filme, Mustafa 'nın filmi vizyona girdiği vakit, o ay dolaşmaz plasiyerler eczaneleri. Öyle yani, o kadar ucuz gösterir ki seksi, izleyici bi süre tıkanır.
Ama elin Norveçli 'si öyle yapmamış işte. Gerilimin içine erotizmi o kadar dozunda, o kadar sanatsal, o kadar doğru yaymış ki; ağzınızda dağılıyor resmen. Mustafa 'nınkiler gibi gırtlağınıza takılmıyor!
Mustafam hala hamaset peşinde, aklından: Madem Türksün, göster ürksün. saçmalıkları geçiyor kafasından. Ürküyoruz Mustafa'm, ürküyoruz sayende. Seray sever ablam öyle bir dayanıyor ki objektife, göğüsleriyle boğacak herhalde tırlatık karı deyiveriyoruz son duamızı ederken..
Her neyse, Mustafa mesajı almıştır herhalde..
Naboer 'de düşle gerçek, aşkla ...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 28 Eylül 2006

Willie, kendi halinde yaşayan Macar asıllı bir Amerikalı 'dır. Son on yıldır New York 'ta yaşamakta olan Willie geçimini at yarışlarından ve pokerden sağlamaktadır. Özünü yadsıyan Willie, Batı kültürünün dokusuna iyice ayak uydurmuştur. Bu yüzden de ne akrabaları ile görüşmekte, ne gerçek ismi olan Bela 'yı kullanmakta, ne de Macarca konuşmaya yanaşmaktadır...
Bir akşam, Cleveland 'ta yaşayan halası Willie 'yi arar. Lotte Hala, bir süre önce Willie 'ye mektup yazmış ve Macaristan 'daki kuzeni Eva 'nın kendisine geleceğini fakat New York 'tan geçeceği için, bir geceyi Willie 'nin evinde geçirmesi gerektiğini anlatmış; şimdi de bu misafirliği teyit etmek için aramıştır. Ancak plânlarda ufak bir değişiklik olmuştur...
Cleveland 'ta yalnız yaşayan Lotte Hala hastalanmış ve hastahaneye kaldırılmıştır. Lotte Hala, hastahanede on gün yatacağından, Cleveland 'tada Eva 'yı karşılayacak, göz k...

zamett - Film - 3 Yorum - 3 Aralik 2007

Uzun yıllardır Harlem 'i yöneten Ellsworth Bumpy Johnson 'ın şöförlüğünü ve korumalığını yapan Frank Lucas, patronu ve akıl hocası kalp krizi geçirerek öldükten sonra, kurtlar sofrasında yalnız kalır. Cenazeye katılan birçok kişi, Bumpy Johnson 'a olan borçlarını artık ödemek zorunda olmadıkları ya da artık kendi hesaplarına çalışabilecekleri için mutludurlar. Bumpy Johnson 'ın bir oğlu olmadığı gibi, sağlığında da başına bir şey gelmesi halinde yerine geçecek kişiye ilişkin bir vasiyeti olmamıştır. Fakat Bumpy Johnson 'ı babası gibi seven ve kalp krizi geçirdiğinde de yanında bulunan Frank Lucas, tüm alacakları tahsil etmeye kararlıdır...
Eski düzen, Bumpy Johnson 'ın ölümü ile yıkılmıştır. Başa Frank Lucas 'ın geçmesi, hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Zaten Frank Lucas 'ın da eski düzeni geri getirmek gibi bir isteği yoktur. Frank, her şeyi Bumpy Johnson 'dan öğrenmiş olmasına rağmen...

paveldanton - Film - 2 Yorum - 16 Aralik 2007

Jong Ah, hedefi dışında kimseye zarar vermemeye özen gösteren birinci sınıf bir tetikçidir. Jong 'a göre, ona ihale edilen işlerdeki hedefler, zaten ölmeyi hak eden kötü adamlardır. Bu yüzden, temizlediklerine dair bir vicdan azabı da duymamaktadır. Aldığı son işte, hedefi bir gece klubünde temizleyecektir. Kolları sıvıyan Jong, güzel bir başlangıç yapar fakat klüpte çalışan güzel solist Jennie, kaçmaya çalışırken çatışmanın ortasına girince; onu korumak isteyen Jong hem yaralanır hem de yanlışlıkla güzel kadını yaralar...
Korneaları zedelenen Jennie, görme yeteneğinin büyük bölümünü yitirdiği gibi, görme kaybı da giderek artmaktadır. Yine de hayattan kopmamış, eski işine devam etmeyi seçmiştir. Jong ise sızlayan vicdanı ile güzel kadını uzaktan izlemektedir. Bir gece iş çıkışı iki serseri Jennie 'nin üstüne çullanınca; güzel kadını kurtaran Jong olur. İlişkileri ve aşkları, bu vesile...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 9 Eylül 2007
  • Ana Sayfa
  • SineVizyon
  • Haberler
  • Yakında
  • Kritik
  • Videolar
  • Resimler
  • Müzikler
  • arshiv.net © 2006 - 2010