Uye girisi

Kullanici
Sifre
Hatirla

Kategoriler

Son Yazilar

Son Yorumlar


Elimizde olanlar;
Çok iyi planlanmış bir banka soygunu (Dalton Russell),
Zeki bi dedektif (Keith Frazier),
Zeki bi arabulucu kadın (Madeline White),
Şerefsiz bi banka müdürü (Arthur Case).

Şimdi klasik gibi görünen bu kadro ve senaryo klasiğin baya üzerine çıkmış hatta en iyiler arasına girmeyi başarmış bi yapım. Diyeceksinki 'Nasıl oluyor o banka soygunu işte alla alla..' değil işte alla alla değil izleyince göreceksin senaryonun güzelliğini sonunda ha.....r dediğinde beni hatırlarsın...

Bi kere Spike Lee çekmiş filmi yani yaş tahtaya ayak basacak bi yönetmenimiz yok elimizde kadronun zenginliğine bakarsak filmle ilgili kaliteyi biraz görür gibi olursunuz.

Filme biraz dokundurayım tadını kaçırmadan;
Sabahın birinde bi drup temizlik görevlisi bankaya girer ve 'Bu bir soygundurrr' diye bağırır o sırada bankanın önünden geçen figüran polis memuruda noluyo içerde bakiyim diy...

adimavi - Film - 2 Yorum - 6 Ekim 2006
Paris 'te yaşayan otuz beş yaşındaki yahudi spor muhabiri Yvan, Paris 'te bulunan yaklaşık on bin aktristin de kafadan çatlak olduğunu düşünmektedir. Ancak bir gün güzel aktrist Charlotte ile tanışır, aşık olur, evlenir ve düşüncesini: Bir aktrist ile yaşamak delilik olarak değiştirir...
Aşk Yvan 'ı törpülemekte, zaman ise karısı Charlotte 'un mesleği ile ilgili olumsuz düşüncelerini ve kaygılarını yavaş yavaş silmektedir. Şöhret sahibi ve halk tarafından sevilen bir kadınla evli olmasının günlük yaşamda ortaya çıkan sinir bozucu etkileri de olmasa; Yvan için alışma süreci çok daha hızlı ilerleyecektir.
Fakat yemekte, sokakta hatta trafikte bile aralarına girilip imza istenmesi, tüm bunlar olurken de hayranların Yvan 'ı neredeyse hiç kaale almaması, kadınların onu Charlotte ile evli olduğu için arzulaması, üstüne bir de Charlotte 'un adının kendisine kapanan her kapıyı açması; Yvan 'ı...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 9 Nisan 2007
George Tanner, Japonya 'daki iş ortağı Toshiro Tono 'nun parasını almış fakat anlaşmanın karşılığı olan silahları Tono 'ya yollamamıştır. Oyalandığını anlayan yakuza patronu Toshiro Tono, bir elçi göndererek; Amerikalı ortağına kendi üslûbunca teslimatı hızlandırmasını söyler. George 'un kızı Louise kaçırılmıştır. Eğer Georgo, dört gün içinde Tokyo 'ya gelerek Toshiro Tono ile görüşmez ve söz verdiği teslimatı tamamlamazsa; kızı ve kendisi için pek hayırlı şeyler olmayacaktır...
Aldığı uyarı ile etekleri tutuşan George Tanner, hemen telefona sarılarak eski bir dostu olan Harry Kilmer 'ı arar. Harry Kilmer, işgal öncesinde ve sonrasında Tokyo 'da görev yapmış bir askeri polistir. Tokyo 'da bulunduğu yıllarda, kızı dışında tüm ailesini kaybetmiş bir kadın olan Eiko Tanaka 'ya gönlünü verir. Hem hasta kızının penisiline ihtiyacı olması hem de kendisinin 'nin paraya ihtiyacı olması, güzel k...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 1 Agustos 2007
Çiçeği, gözlükleri, sütü, -Bu dünya bana yabancı hayatım, sende öyle. bakışları gibi; değişmeyen alışkanlıklarını bezgince benimsemiş görünen ve bu yanlış ilk izlenim sayesinde kendini kamufle etmeyi ustaca başaran birinci sınıf bir katildir Leon!
Çocukluğunu, yaşadığı hayatın kan kokulu dişlerinin arasına bir daha geri alamayacağını bile bile rehin bırakmış, ruhunu küçük erkek kardeşine annelik yaparak besleyen, yüreği bedeninden ve tarihinden büyük olan oniki yaşında küçük bir kızdır Mathilda!
Mathilda, Leon 'un kapı komşusudur. Mathilda her ne kadar iletişim kurmaya çalışsa da; Leon, küçük kızın çabalarına pek dişe dokunur bir karşılık vermemiştir...
Mathilda 'nın üvey babası, onu besleyen mafyaya uyuşturucu işinde yamuk yapınca; mafya da kendi üslubuyla aptal olmadığını anlatır. Stansfield isimli psikopat liderliğinde yapılan ev baskınında herkes öldürülür, alışveriş yapmak için...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 5 Aralik 2006
Siyah İnci isimli korsan gemisinin büyük ve kötü bir şöhreti vardır... Siyah İnci 'nin kaptanı olan Jack Sparrow, tayfasının isyan etmesi üzerine, tek kurşunu olan bir tabanca ile ıssız bir adada ölüme terk edilmiştir... Adadan kurtulmayı başaran Jack, eşsiz gemisini geri almak için yeni bir gemi ve tayfa bulma arayışına girişir...
Jack Sparrow, Port Royal kıyılarındaki Avcı isimli donanma gemisini gözüne kestirir ancak, gemiyi çalmak için Port Royal 'e gittiğinde ufak bir süprizle karşılaşır. Kendisine isyan eden tayfası da, Kaptan Barbossa önderliğinde Port Royal 'e ayak basmıştır...
Kaptan Barbossa ve tayfasının Port Royal 'de bulunma amacı Jack Sparrow 'dan çok farklıdır. Onlar, üzerlerindeki laneti kaldırabilmek için, çaldıkları tüm altınları bir araya toplamaya çalışmaktadırlar. Bu uğurda; altınlardan birini madolyon olarak takan valinin kızı Elizabeth Swann 'ı kaçırırlar...
Bas...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 19 Aralik 2006

April ve Frank Wheeler çifti, herkesin imrendiği bir aile yaşantısı sürmektedir. Evin reisinin iyi bir işi, nezih bir muhitte evleri ve sevimli mi sevimli iki çocukları vardır Wheeler çiftinin. Çevrelerindeki diğer tüm çiftler, böyle bir yaşam standartını yakalayabilmek için didinip durmaktadır. Fakat imrenilen bu saadet tablosu, madalyonun gösterilen yüzüdür Wheeler çifti için. Aslında, kendileri bile sadece bu yüzünü görebilmektedirler. Vakti zamanında birçoklarının kapıldığı o "Amerikan Rüyası"na kapılmış, bu uğurda bir şeyleri başarmış fakat gerçeklerden ve samimiyetten oldukça uzaklaşmışlardır. "Amerikan Rüyası"ndan uyanan çiftimiz, hayatlarındaki monotonluğu ve ciddi sorunları olduğunu fark edince; yeni bir başlangıç yapmak Paris'e taşınma kararı alır. Fakat nasıl ki "Amerikan Rüyası" çiftimize yetmediyse; Paris hayali de yetmeyecek ve kurtarılmak için için göç eden aile, Paris't...

zamett - Film - 0 Yorum - 5 Subat 2009
Film adındanda anlaşılacağı gibi uçakta geçiyor beni böyle filmler hep sıkar o sıkışmışlık duygusu beter bişeydir denizin altında uzayda havada filan yok abi benim ayağım yere bassın istiyorum izlediğim filmlerinde toprakla ilişkisi olsun sadece uçak inerkene toprak (asfalt) görebiliyoruz o kadar.

Filme geçersek dedim ya adı herşeyi anlatıyor Uçakta yılan var! Yaw zaten uçaktasın o baskı var üzerinde yani yeni bi yüz görme ihtimalin yok uçakta kim varsa onu görceksin bide onun üstüne bombadır uçak kaçırmadır filan iyice boğar adamı hele bunların dışında birşey özellikle sürünen soğuk kanlı iğrenç bişey varsa film hepten gerer adamı...

Konuya gireyim;
Sean'ın babası sistemin adamı olan bir savcıdır uğraşmaması gereken mafya takımıyla uğraşmıştır mafya bunu infaz etmiştir mafya dediğimde bi tane japon lavuk neyse işte adam babasını infaz ederkene Sean bunu görür ve ortamdan ...

adimavi - Film - 1 Yorum - 25 Aralik 2006
Pes Etmek Yok, Teslim Olmak Yok!
Filmi izleyenler bu lafı mutlaka hatırlamıştır. Ha, birde ''Düdük makarnası!'' lafı vardır bu filmde. Başrol oyuncusu Kurt McKinney 'in ringde, kötü adam Jean-Claude Van Damme 'a söylediği sözdür. Evet, Jean-Claude Van Damme bu filmde malesef başrolde değil. Bu, Jean 'ın çektiği dördüncü film ve ilk dövüş filmi. Bundan önce çektiği üç filmin konusu ''-Californiya karetesi Seattle karetesin...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 5 Ekim 2006
N.C.B.A. kolej liginde koçluk yapan Koç Roy, genç yaşında üç kez şampiyon olmuştur fakat şöhret gözünü aldığından artık takımıyla ilgilenmemekte, sürekli kadınların peşinden koşmakta ve muhabirlere iyi resim vermekle uğraşmaktadır. Kendini kaf dağında gören Koç Roy, taktik vermek yerine her maçta ya hakemle ya amigolarla yada diğer yöneticilerle tartışmakta ve olay çıkartmaktadır.
Bu yüzden N.C.B.A Federasyonu toplanır ve Koç Roy 'u kendi ligden atar. Ancak Koç Roy 'un avukatı devreye girer ve Roy 'un kendini göstermesi için bir şansı daha olduğuna işaret eden tüzüğü federasyona gösterir.
Koç Roy 'un önünde tek bir şans vardır. Kendine başka bir ligden yeni bir takım bulacak ve sezonun tamamını olay çıkartmadan bitirerek N.C.B.A. 'e geri dönecektir. Bunun üzerine Koç Roy sağlam bir takım arayışına girer fakat pekte arzulanan bir adam ve koç olmadığını anlaması uzun sürmez.
Koç Roy...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 27 Ekim 2006
Tipik bir amerikalı görünümünde iken kendi ailesini öldürmesiyle başlayan cinayetleri, Horace Pinker 'ı ABD 'nin en çok aranan seri katili haline getirir.
Seri katil dokuz aydır öldürmeye devam etmektedir fakat polisin elindeki tek bilgi: Oldukça güçlü olduğu sanılan orta yaşlı bir erkek olduğu yönündeki tahmindir.
Bunlar yetmiyormuş gibi, katil soruşturmayı yürüten Komiser Donald Parker 'ın ailesini de gebertir. Aileden sağ kurtulanlar Donald ve küçük yaşta evlatlık edindiği ve şimdilerde bir futbol yıldızı olan oğlu Jonathan 'dır.
Olaydan sonra Jonathan medyumvari rüyalarından bahsetmeye başlar. Jonathan 'ın rüyaları katili bulmalarına yardımcı olur fakat bu uğurda Jonathan 'ın sevgilisi de tarih olur.
Seri katilin elektrikli sandalye ile idamından sonra olaylar iyice çığırından çıkar. Çünkü Pinker ölmek yerine elektrik hattını kullanarak beleş seyahat edebilen, televizyonların iç...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 27 Ocak 2007
  • Ana Sayfa
  • SineVizyon
  • Haberler
  • Yakında
  • Kritik
  • Videolar
  • Resimler
  • Müzikler
  • arshiv.net © 2006 - 2010