Uye girisi

Kullanici
Sifre
Hatirla

Kategoriler

Son Yazilar

Son Yorumlar


1918'de, Amerika'nın New Orleans şehrinde inşaasına başlanan görkemli tren istasyonun yapımı nihayet sona ermiştir. Sıra açılıştadır. Başkan'ın da hazır bulunduğu açılışta, yapımı yıllarca süren saat te ilk defa görücüye çıkacaktır. Yıllarını bu saatin yapımına adamış, doğuştan iki gözü de görmeyen yaşlı saatçi, çarkı çevirir ve saat dönmeye başlar. Fakat ortada bir terslik vardır. Saat tersine işlemektedir!
Birinci Dünya Savaşı'nda oğlunu yitirmiş olan saatçi, bu durumu şöyle açıklar: "-Belki savaşta kaybolanlar, evlerine tekrar dönebilirler."

Peki, gerçekten böyle bir şey olsaydı; zaman tersten işleseydi, yaşam bizim için nasıl şekillenirdi?

Olağanüstü koşullarda dünyaya gelen Benjamin Button için zaman tersine işlemektedir. Seksen yaşlarında dünyaya gelirken, annesinin de ölümüne sebep olmuştur. Şoka uğrayan baba, ne yapacağını bilemediği için Benjamin'i bakım evinin ö...

zamett - Film - 2 Yorum - 9 Ocak 2009

Bizden yaşça büyük akrabalarımıza, tanıdıklarımıza, kısacası bizden bir yada iki kuşak öncesini yaşamış kişilere, geçmişle ilgili bir şeyler sorduğumuzda; "- Ah ah! O günler bir başkaydı. Şimdi her şey değişti. Baksana şunların haline! gibisinden yakınışlar duymaya alışığızdır...
Walt Kowalski 'de sürekli ah ve vah etmekten geri kalmayan, geçmişi yaşamak ve yaşatmak isteyen adamlardan biridir. "Yeni" ile ciddi bir sorunu vardır. Onun, bu dırdırlarından bıkan çocukları, ondan olabildiğince uzağa taşınmışlardır. Fakat bu durum Walt'ın umurunda bile değildir. Onun bu dünyada en çok değer verdiği iki şeyden biri kendi yaşamı, diğeri ise gözü gibi baktığı 1974 model Ford marka Gran Torino'sudur. Bir gün Walt'ı uykusundan, garajından gelen sesler uyandırır. Soluğu garajında alan Walt, yaşadığı mahalleyi uzun süredir işgal altında tutan Çinli Hmong sülalesinden gelen bir çocuğun, Gran...

zamett - Film - 1 Yorum - 2 Subat 2009
Mustafa on kere pişirdi çiğ kaldı, elin Norveçli 'si bir defada yaptı, ağzımızda dağıldı!
Herkes bilir, Mustafa film çektimi içine seks yerleştirir. Ama öyle kötü koyar ki onu filme, Mustafa 'nın filmi vizyona girdiği vakit, o ay dolaşmaz plasiyerler eczaneleri. Öyle yani, o kadar ucuz gösterir ki seksi, izleyici bi süre tıkanır.
Ama elin Norveçli 'si öyle yapmamış işte. Gerilimin içine erotizmi o kadar dozunda, o kadar sanatsal, o kadar doğru yaymış ki; ağzınızda dağılıyor resmen. Mustafa 'nınkiler gibi gırtlağınıza takılmıyor!
Mustafam hala hamaset peşinde, aklından: Madem Türksün, göster ürksün. saçmalıkları geçiyor kafasından. Ürküyoruz Mustafa'm, ürküyoruz sayende. Seray sever ablam öyle bir dayanıyor ki objektife, göğüsleriyle boğacak herhalde tırlatık karı deyiveriyoruz son duamızı ederken..
Her neyse, Mustafa mesajı almıştır herhalde..
Naboer 'de düşle gerçek, aşkla ...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 28 Eylül 2006
Sin Kong Restoran 'ının ikinci katında işlenen avukat cinayetini soruşturmaya başlayan Hong Kong cinayet masası dedektifleri ilk tahkikatlarını elleri boş bir şekilde tamamlarlar.
Psikolojik sorunları nedeniyle başına buyruk hareket eden genç dedektif Wai, olay yerini meslektaşlarından önce terkederken; bir ize rastlar. İzin peşinden giden Wai, arkasından gelen arkadaşı Şişko Lam ile bir zanlıya ulaşırlar.
Fakat katilin daha soğuk kanlı hareket etmesi sonucu; tetikçiyi yakalamışken avuçlarının içinden kaçırırlar. Merkeze dönen dedektifler, soğuk kanlı katilin geçmişi ve nereden geldiği hakkında bilgi edinirler.
Katil, Pang adında bir Kamboçyalı 'dır. Çocukların küçük yaşta ailelerinden koparılarak dövüştürülmeye başlandığı ve köpek muamelesi görerek yetiştirildiği bir suç kartelinin tetikçisidir ve aç bir kurt kadar tehlikeli, vahşidir.
Ancak Pang 'ın peşine düşen Wai 'nin de psikopa...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 22 Ocak 2007
Xavier vasat bir yazardır. Aslında hiçbir zaman istediği gibi şeyler yazamamış, faturaları ödemek ve para kazanmak için patronları ne istediyse, önüne ne koydularsa; şakşakçılık yaparak, önüne konan işlere sarılmıştır. Aslında yazdığı son pembe dizi, kendi çapında başarı da kazanmış ve bir Fransız yapımı iken; Fransız & İngiliz ortak yapımı haline gelmiştir. İlk bakışta büyük bir başarı gibi görünen bu olay; Xavier için tam bir fiyaskodur. Çünkü onun yarattığı ve büyüttüğü çocuğu, artık bir İngiliz yazar tarafından devralınacaktır.
Bunu önlemek için Xavier yapımcıya bir öneri getirir ve senaryoyu İngiliz bir yazarla, İngiltere 'de, ortak olarak yazmayı teklif eder. Önerisi kabul gören Xavier 'in zaten darmadağın olan hayatı, daha da karman çorman bir hal alacak, çünkü aşık olacaktır...
Film ülkemizde henüz gösterime girmedi. Ama bu film ile direk bağlantılı olan(öncesi niteliğinde) Aub...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 5 Ekim 2006
Sene 84. Yüzbaşı Wiesler, bir yandan Doğu Almanya Güvenlik Bakanlığı 'nın soruşturmalarını yürütürken; diğer yandan da yüksek okulda ders vermekte ve gençlere sorgu yapmanın inceliklerini öğretmektedir...
Yüzbaşı Hauptmann Gerd Wiesler 'ın sorgulardaki üstün başarısının sırrı: İçinde bulunduğu düzene olan inancı, disiplini ve görev aşkıdır. Gerçi düzen, mevkiyi kendisine vermek yerine; kendisinden yardım alarak tırmanabilen bir asalağa vermiştir fakat Yüzbaşı Wiesler için bu hiç te üzerinde durulacak bir sorun değildir...
Yarbay Anton Grubitz, Kültür Bakanı Bruno Hempf 'ten özel bir görev alır ve bu görevi en güvendiği istihbaratçısı olan Yüzbaşı Wiesler 'a havale eder. Görev oldukça basittir. Yazar Georg Dreyman 'ın evine girilecek, dinleme cihazları yerleştirilecek ve ev 24 saat dinlenip, gözlenip, raporlanacaktır...
Aslında, Yazar Georg Dreyman 'ın adı mevcut istihbarat kayıtlarınd...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 16 Nisan 2007

Pedro Almodóvar, İspanyol ve dünya sinemasının en çok konuşulan, yapımları en çok tartışılan yönetmenlerinden biri hiç şüphesiz... Dilinde kemik, kamerasında mozaik olmayan bu adam, Kötü Eğitim adında bir film yaparsa; bu filmden kimler nasibini alır, varın siz hayal edin...
Angel ile Enrique küçükken aynı okulda okumuş iki çocuktur. Bu çocukların ikisi de biyolojik olarak erkek iken; ilköğretim yıllarında karşılıklı olarak birbirlerine ilgi duymaya başlarlar. Zaten bu olay bile yeterince içinden çıkılmaz bir sorun yaratırken; Angel 'e bir talip daha çıkar: Okul müdürü olan Peder Monolo.
Film kurgusu itibari ile birçok kez geçmize dönüyor, tezkipler yayınlıyor ama asıl anlatım alanı Angel ve Enrique 'nin otuza yaklaşan, belki de otuzlu yaşları... Angel birgün aniden Enrique 'nin ofisinde bitiverir. Elinde bir senaryo vardır. Kendisi bir oyuncu adayıdır. Bir yönetmen olan eski yasak a...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 4 Ekim 2006
Finn, Jørgen, Karen, Olympia, Andreas ve Guilia için hayat hem zor hem de sıkıcıdır. Her birinin ortak noktası, aynı ölü kasabaya çakılıp kalmaları ve içinde bulundukları duruma bir türlü ayak uyduramamalarıdır...
Finn, bir restoran işletmektedir fakat kendini hala lisenin bıçkın ve popüler delikanlısı zannettiğinden; müşterilere servis yapmak yerine, onlara laf sokmayı yeğlemektedir.
Jørgen, Finn 'in işlettiği restoranın da sahibi olan otel için resepsiyonist olarak çalışmaktadır. Kocaman cüssesinin yarısı kadar beyni, beyninin de yarısı kadar yüreği olması; kendisini bağsuru azmışçasına kıvrandırmaktadır.
Bir Kuaför olan Karen 'in hem aşkla, hem de annesi ile bitmek tükenmek bilmeyen sorunları vardır ve hiçbir falda üç vakte kadar feraha çıkacağı görülmemiştir.
Pastahanede tezgahtar olarak çalışan Olympia, müşteriye paket yapabildiği ürünün beş katını yere saçmaktadır. Ayrıca kendi...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 16 Nisan 2007
İşlenen bir cinayet, Kanada 'nın Ontario ve Quebec Eyaletler 'inin polislerini karşı karşıya getirir. Çünkü kurban, ayakları Quebec 'e, kafası ise Ontario 'ya bakar şekilde, eyalete giriş/çıkış lefhasının üstünde yatmaktadır...
Durum böyle olunca, davaya kimin bakacağına karar vermek dedektiflerin insiyatifinden çıkar. Müdürleri ise, nasıl da uyum içinde ve başarılı bir şekilde çalıştıklarını herkese gösterebilmek için bu davanın iyi bir fırsat olduğuna karar verirler ve Ontario 'lu David Bouchard ile Quebec 'li Martin Ward 'ın zoraki ortaklıkları böyle başlar...
Ortak olmayı onlar istememiştir. Olay mahalliğinde karşılaştıkları ilk andan itibaren birbirlerinden çok farklı olduklarını anlamışlardır çünkü.
Ontario 'lu David Bouchard kural tanımaktan çok, kuralları kafasına göre koymayı yeğlemekte, kendisini sonuca götüren her yolu mübah görüp; John McClane 'in(Die Hard) Ontario 'lu ek...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 26 Haziran 2007

Kader Üzerine Bir Başyapıt!

Yüzlerce küçük tesadüfün senelerce ilmek ilmek ördüğü bir aşk hikayesini anlatıyor Kutup Çizgisi Aşıkları. Herşey mucizevi bir şekilde ama herşey kendiliğinden gelişiyor filmde. Hayat gibi, kader gibi, aşk gibi.
Filmde mükemmel bir bütünlük sunulmasının en büyük nedeni, hiç kuşkusuz ki Julio Medem 'in elinin hem senaryoya, hem de kameraya değmiş olması.
Filmde birçok defa karşılaştığımız yol ayrımları, bizi yormak yerine sadece kurguyu zenginleştirerek heyecanı arttırıyor.



Kaderleri çok önceden çizilmiş bir erkek ve bir kadın. Otto ve Ana. Onların alın yazısını birleştiren bir aşk. Aşka yol gösteren bir çizgi. Kutup çizgisi.




Önce Ana 'nın babası ölüyor, sonra Otto 'nun babası annesinden boşanıyor. Yalnız bu çift birleştiklerinde; gerçek aşk, aslında çocuklarının içinde filizleniyor. Aradan seneler geçiyor, anne baba ayrılıp kendi...

paveldanton - Film - 0 Yorum - 25 Eylül 2006
  • Ana Sayfa
  • SineVizyon
  • Haberler
  • Yakında
  • Kritik
  • Videolar
  • Resimler
  • Müzikler
  • arshiv.net © 2006 - 2010