gran, torino, 2008, clint, eastwood, nick, schenk, dave, johannson, komedi, dram, kyle, eastwood, michael, stevens, abd, avustralya, mrculous, clint, eastwood, walt, kowalski, christopher, carley, father, janovich, bee, vang, thao, vang, lor, ahney, her, sue, lor, brian, haley, mitch, kowalski, geraldine, hughes, karen, kowalski, dreama, walker, ashley, kowalski, brian, howe, steve, kowalski, john, carroll, lynch, barber, martin, william, hill, tim, kennedy, brooke, chia, thao, vu, chee, thao, grandma, choua, kue, youa, scott, eastwood, trey, as, scott, reeves, xia, soua, chang, kor, khue, ,

Bizden yaşça büyük akrabalarımıza, tanıdıklarımıza, kısacası bizden bir yada iki kuşak öncesini yaşamış kişilere, geçmişle ilgili bir şeyler sorduğumuzda; "- Ah ah! O günler bir başkaydı. Şimdi her şey değişti. Baksana şunların haline! gibisinden yakınışlar duymaya alışığızdır...
Walt Kowalski 'de sürekli ah ve vah etmekten geri kalmayan, geçmişi yaşamak ve yaşatmak isteyen adamlardan biridir. "Yeni" ile ciddi bir sorunu vardır. Onun, bu dırdırlarından bıkan çocukları, ondan olabildiğince uzağa taşınmışlardır. Fakat bu durum Walt'ın umurunda bile değildir. Onun bu dünyada en çok değer verdiği iki şeyden biri kendi yaşamı, diğeri ise gözü gibi baktığı 1974 model Ford marka Gran Torino'sudur. Bir gün Walt'ı uykusundan, garajından gelen sesler uyandırır. Soluğu garajında alan Walt, yaşadığı mahalleyi uzun süredir işgal altında tutan Çinli Hmong sülalesinden gelen bir çocuğun, Gran...



23 yaşındaki Ann, üçüncü çocuğuna hamile olduğundan şüphelenerek hastahaneye gider. Yapılan tetkikler sonucunda olayın biraz farklı olduğu ortaya çıkar...
Her şey Amerikalı bir bilim adamının, asistanı Kim 'e, şişeleri tozlanmış zehirli kimyasalları lâvaboya boşaltması emrini vermesiyle başlar. Kim, söyleneni yapar ve bu sayede zehirli kimyasallar Han Nehri 'ne doğru yola çıkar... Aradan iki sene geçer. İhmalin faturasını ilk olarak, sahilde yürüyen biri fark eder. Kalabalığın gözlerini aynı noktaya dikmesi ve akabinde o noktanın harekete geçerek; kalabalığın içine dalması uzun sürmez...
Eddie Adams 'ın hayatta başarılı olduğu tek bir iş vardır, o da seks yapmaktır. Bu konuda iyi olduğunu bilen ama gerçek potansiyelini göremeyecek kadar toy bir genç olan Eddie, bir gece kulübünde bulaşıkçılık yaparken; kulübün müdavimlerinden biri olan porno film yönetmeni Jack Horner tarafından keşfedilir.
Smith, neredeyse tüm klişeleri üstünde toplamış bir adamdır. Geçmişinde, gizli bir acısı vardır. Mermileri, sanki vücut ısısına güdümlenmiş gibi hedefini vurmaktadır. O 'nu sevimli gösteren takıntısı, Bugs Bunny gibi elinden düşürmediği havucudur. Kadınları haşin bir şelilde sevmektedir fakat genellikle bir şeylerden nefret etmekte ve oyunu da kendi kurallarıyla oynadığı için, nefret ettiği şeylerin canına okumaktadır. Duruma cuk oturan, patlama öncesi zikrettiği lâfları, devamlı görüştüğü bir fahişesi vardır. Tabiî, gerçek adını ve nereden geldiğini de bilen yoktur...